15 Haziran 2015 Pazartesi

Baykal'dan Yüce Divan ile ilgili çarpıcı yorum

" Seçimlerin ardından geçen ilk haftanın en çok konuşulan ismi CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal oldu.Deniz Baykal Hürriyet'e çarpıcı açıklamalarda bulundu. "

17 ARALIK DOSYASININ YENİDEN AÇILMASI BİR MİLLETVEKİLİNİN ÖNERGESİNE BAKAR
 
 
- Yolsuzluk iddiaları koalisyonu engeller mi?
 
 
Yolsuzluk konusu bir siyasi değerlendirme konusu değildir. Yolsuzlukla ilgili soruşturmalarda ne parti gruplarının ne hükümetin ne siyasi parti yönetimlerinin milletvekillerine yönlendirici bir değerlendirme yapma hakkı yoktur. Birileri hakkında yolsuzluk önergesi verilebilir ama bunu bir siyasi parti olarak yapmak doğru değil. Her milletvekili vicdanıyla baş başa, kendi takdiriyle bu doğrultuda harekete geçebilir. Herhangi bir koalisyon protokolünde yolsuzlukla mücadeleyle ilgili tek kelime olmasa bile somut bir yolsuzluk iddiasıyla ilgili verilecek bir önergenin engellenmesi söz konusu olamaz. Bugün parlamentonun yapısı buna müsait.
 
 
 
- Bunu biraz açıp netleştirelim. Siz kendinizinki de dahil diğer partilerin yolsuzluk iddialarının araştırılması meselesini koalisyon protokolüne yazdırmakta ısrarcı olmasına gerek olmadığını düşünüyorsunuz. Koalisyonu tıkamaya gerek yok, sonra önerge verilir. Doğru mu?
 
 
Evet aynen. Bu hukuken mümkündür. Bunu zaten koalisyon protokolüne koyamazsın, Anayasa izin vermiyor.
 
 
 
- 17-25 Aralık dosyaları yine bu şekilde yeniden açılabilir mi Meclis’te?
 
 
Ha onları da yeniden açma imkânı var. Ama yeniden açılıp açılmayacağını siyaseten karara bağlamak mümkün değil, Anayasa’ya aykırı. Falan mahkeme şu kararı alsın denir mi? Meclis bu süreçte mahkeme gibi çalışıyor.
 
 
 
- Yolsuzlukların protokole konmasında ısrar edilmemesi konusunu Genel Başkanınızla istişare ettiniz mi?
 
 
Olay bu. Bunu Genel Başkan’ın da bildiğine eminim. Bu bir anayasal gerçek. Protokol derse ‘Yolsuzluklarla mücadele edeceğiz’, bu gelecek yolsuzluklarla mücadele anlamındadır. Ama yapılmış, yaşanmış, somut bir yolsuzlukla ilgili olarak ‘bu konuyu şu karara bağlayacağız’ diye protokole hüküm koyamazsınız.
 
 
 
- ‘Meclis soruşturması süreci yeniden başlatılacak’ gibi bir ifade konamaz mı?
 
 
O da denemez çünkü o da milletvekilinin kararı, siyasi karar değil. O kararı Meclis alacak. Yani o konuda bir önerge verilebilir. Ondan sonra da herkes gereğini yapar. Yapmasın da diyemezsiniz. Eskiden deniyordu ama yeni Türkiye bu şimdi. Burada kimse hükümdar değil artık. 
 
MECLİS BAŞKANLIĞI KİŞİSEL ARZUYLA OLABİLECEK ŞEY DEĞİL
 
 
- Bu süreçte yeni Meclis başkanına da önemli bir rol düşecek değil mi?
 
 
Parlamento önemli bir organ, onun başkanına da daima önemli bir rol düşer.
 
 
 
- Türkiye’nin bu döneminde Meclis başkanlığı yapmak kalbinizde yatıyor mu?
 
 
Bu bir kişisel arzu meselesi değil. Siyaset adamı kendisine düşen her görevi yapmak üzere hazır olması gereken insandır. Böyle bir görev tevdi edilme noktasına gelindi de bu müzakere mi edilecek? Koalisyon konusunda partiler anlaşırsa, bu konuda da anlaşırlar. Sen iste isteme, bir anlamı yok ki. Ben de istiyorum ki koalisyon kurulsun. Benim derdim Türkiye sahipsiz olmasın. Bizim dışımızdaki partiler anlaşsa, Meclis başkanlığını da falana verecek olsalar itiraz edecek durumumuz mu var!
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder